22 Ağustos 2011 Pazartesi

Anoreksiya

Bir deri,bir kemik dolaşıyordu sokaklarda,soğuktu, rüzgarlıydı sokaklar.Onu dibe sürükleyen bir düşman gibiydi.O minik vücuduyla küçücüktü, kocaman dünyanın ortasında.Hayat sonsuzcamışsına dolaşıyordu.Ta ki rüzgar onu sürükleyip en dibe batırıncaya kadar.Kimsesiz bir toz parçasıydı,yapayanlız,kimliksiz sadece sonsuzluğu kanıtlayan.Sabah yanlız uyanan kocaman ve küçücük evinde,gözünü açtığında tek ona seslenen camına vuran yağmur damlaları vardı.Neden ona hala yaşadığını sorarmışçısına.Eğer o ölmüyorsa sonsuzluk vardı.Hem de bitmeyen bir azap gibiydi hayatı.Sokaklar kasvetli,yürürken insanların önüne hoyratça atılmış gibi hissediyordu onların bakışları aklında kelimelerle buluşuyordu.Oysa ki o küçücük bir kızdı sadece annesini özleyen ve onu ümitle her delikte arayan ama onu kucaklamak için kimse yoktu sadece İstanbul'un ince ince olan her adımda koyulaşan ve çirkileşen kolları vardı.Köşeyi döndüğünde anda karanlığın orada olduğunu biliyordu ve kayıtsızca yürüyordu fakat oraya varamıyordu.O yolda yürüdükçe yol uzuyor,zorlaşıyordu.Her saniye şeytanlar onunlaydı ve kulağına fısıldıyordu gidişinin ne kadar görkemli olucağını.Kulak asmamaya çalışıyordu fakat karanlığın içinde süzülüyordu.Fakat o bir gün,dibe kadar indi ciğerleri havasızlıktan yırtıldı,kemikleri birbirine çarptı ve kırıldı,kalbi gözyaşıyla boğuldu,gözleri ise gözbebeklerinden içeri kendine döndü ve içini gördü,kendi içindeki yaralarını,içini görmek herşeyden çok acıttı canını.Başı havadayken,o hiç eğilmez başı, o zaman herşey çok rahattı.Çünkü bitmeyeceğini düşündüğü bir yol vardı.Ama başı yerdeyken artık hiç bi şey eskisi gibi değildi.Eskisinden de güçsüzdü,eskiden adım atmakta zorlanan bacakları,şimdi onu taşıyamayacak kadar güçsüz kalmıştı.Kolları da  onu yukarı kaldıramazdı.Olduğu yerden gökyüzünü izledi.Gerçek hayat onun için gökyüzü gibiydi.Öyle güzel ve duru.Bir o kadar gerçek ve yattığı yerden bir o kadar uzak.Artık yerde yatmak,karanlığın dibine yol almak istemiyordu.İmkansız gibi gözükse de ,o ayağa kalkıp gökyüzüne yakın olmak istiyordu.Güçlü olduğuna inandı ve ayaklarının tökezleyerek onu gökyüzüne yaklaştırmasına minnet duydu.Soluk nefesleri artık gökyüzünde rahat birer nefesti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder